BM’den Gazze uyarısı: Enkaz altında hâlâ binlerce ceset var

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, yüzlerce cesedin enkazlardan çıkartıldığı Gazze Şeridi’ne uluslararası denetçilerin girmesine izin verilmesi çağrısı yaptı.
Volker Türk, Gazze’deki enkazlardan, çoğunluğu kadın ve çocuk yüzlerce cesedin çıkartılmaya devam edildiğine, kurbanların büyük bölümünün aynı ailenin fertleri olduğu yönünde bulgular elde edildiğine işaret etti.
“Buzdağının yalnızca görünen kısmı”
“İsrail saldırılarıyla yerle bir edilen bölgelerde, ailelere ait olduğu anlaşılan kalıntılar şimdi gün yüzüne çıkarılıyor. Bu yürek parçalayıcı” sözlerini kaydeden Türk, “Şu ana kadar bulunan kalıntıların buzdağının yalnızca görünen kısmı olabileceğinden endişe ediyorum” dedi.
Hamas kontrolündeki Sivil Savunma kurumu tahminlerine göre Gazze’de enkaz altında hâlâ en az 8 bin cesedin bulunduğu düşünülüyor. Sivil Savunma verilerine göre, Kasım 2025’ten bu yana enkaz altından 630’dan fazla ceset çıkarıldı.
Filistin Sivil Savunma ekipleri bu ay ise Gazze kentinin güneydoğusundaki tek bir sahada 96 ceset ve insan kalıntısı çıkartıldığı bilgisini paylaştı.
“Uluslararası denetçiler delilleri toplamalı”
BM İnsan Hakları Komiseri Volker Türk, daha önce hazırladıkları raporlarda, İsrail’in Gazze’deki saldırıları ile “uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiği ve savaş suçu işlediği” endişesinin kayda geçirildiğini hatırlatarak, yeni bulguların bu şüpheyi güçlendirdiğine işaret etti.
Volker Türk, delillerin toplanmasını ve kanıtların korunmasını sağlamak için uluslararası denetçilerin Gazze Şeridi’nin tüm bölgelerine erişiminin sağlanması çağrısı yaptı.
“Gazze kentinde enkaz altından çıkarılan çok sayıdaki kalıntı, savaş suçları ve diğer vahşet suçlarına ilişkin endişeleri yeniden gündeme getiriyor” diyen ve yıkılmış alanlar da dahil olmak üzere ihlallere ilişkin delillerin korunmasının kritik olduğunu vurgulayan Türk, “Mağdurların belgelenmesi ve kimliklerinin tespit edilmesi, adli bilgilerin ve biyolojik örneklerin korunması, gömü yerlerinin kaydedilmesi ve ailelerinin bilgilendirilmesi için mümkün olan her çaba gösterilmelidir” dedi.
“Sorumlular hesap vermeli”
“Saldırılar etkili biçimde soruşturulmalı ve ihlaller tespit edildiğinde sorumlular hesap vermelidir” sözlerini kaydeden Volker Türk, İsrail’in uluslararası hukuk kapsamında “kayıp kişileri aramak ve hesap vermek, ölüleri aramak, toplamak ve tahliye etmek için tüm önlemleri alma” yükümlülükleri olduğunu da anımsattı.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk.Fotoğraf: Fabrice Coffrini/AFP
Bu arada Türk ayrıca İsrail ordusunun, konuşlanmaya devam ettiği Gazze’deki birçok bölgeyi “enkazın altındaki ölüleri hiçe sayarak buldozerlerle yerle bir etmeye devam ettiğini” de sözlerine ekledi.
“Enkazı çıplak elleriyle kazıyorlar”
BM ayrıca enkazı kaldırma ve cenazeleri çıkarma çalışmalarının, İsrail’in bölgeye ağır makine girişine izin vermemesi nedeniyle güçlükle ilerlediğine dikkat çekiyor.
BM İnsan Hakları Ofisi’nin bir diğer yetkilisi Ajith Sunghay, bugün Cenevre’de gazetecilere, Filistinli Sivil Savunma ekiplerinin “yalnızca bir ekskavatörlerinin kaldığını ve zaman zaman enkazı çıplak elleriyle kazmak zorunda kaldıklarını” söyledi.
Sunghay, “Bu hızla giderse, kalan cesetlerin çıkarılmasının tamamlanması en az 10 yıl daha sürecek, hatta daha da uzun” uyarısında bulundu.

BM’ye göre Gazze’de 61 milyon ton moloz ve enkazın kaldırılması gerekecek.Fotoğraf: Ahmad Hasaballah/Getty Images
İsrail’in DNA kitleri ve ekskavatörlere uyguladığı kısıtlamaların kurtarma ve kimlik tespit çalışmalarını engellediğini söyleyen Ajith Sunghay, “Bu sistematik ve geniş çaplı arama, kurtarma ve kimlik tespit çalışmalarını neredeyse imkânsız hale getiriyor” diye konuştu.
İsrailli hukukçulardan “bağımsız soruşturma” çağrısı
Bu arada İsrailli uluslararası hukuk uzmanları, Gazze Şeridi’nde İsrail ordusu tarafından işlendiği öne sürülen savaş suçlarının bağımsız biçimde soruşturulması çağrısı yaptı.
Haaretz gazetesinin haberine göre, bu çağrı 14 hukukçunun bugün yaptıkları ortak açıklamada yer aldı.
Açıklamada, İsrail’in savaş yürütme biçimine ilişkin suçlamaları peşinen reddetmesinin uygunsuz olduğu belirtiliyor.
İsrail’in Ekim 2023’teki terör saldırılarına verdiği askeri karşılığın başlangıcından bu yana dile getirilen “suç işlemeye teşvik, askeri açıdan gerekçelendirilemeyen altyapı yıkımı, sivillere orantısız zarar verilmesi ve insanî yardımın engellenmesi” gibi suçlamaların soruşturulması gerektiğine işaret edilen açıklamada, “Hukuk devletine bağlı olduğunu söyleyen bir ülkenin, bu tür iddiaları uygun biçimde soruşturması gerektiği” vurgulanıyor.
İsrail suçlamaları reddediyor
İsrail, savaş suçu suçlamalarını reddediyor. İsrail hükümeti, Gazze’de sivillerin kasıtlı olarak hedef alınmadığını, Hamas militanlarıyla mücadele ederken uluslararası hukuka uygun hareket ettiğini iddia ediyor.
Gazze Savaşı, ABD ve Avrupa Birliği’nin (AB) terör örgütü olarak sınıflandırdığı Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’i hedef aldığı saldırılar sonrasında başlamıştı.
İsrail ordusunun saldırılarında on binlerce Filistinli öldürülmüş, Gazze Şeridi de yerle bir edilmişti.
BM’ye göre İsrail’in saldırılarının Gazze’de yol açtığı yıkım nedeniyle 61 milyon ton moloz ve enkazın kaldırılması gerekecek.
İsrail ile Hamas arasında, ABD’nin arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler sonucunda 2025 yılının Ekim ayında ateşkes sağlandı. Ancak Hamas’ı ateşkesi ihlal etmekle suçlayan İsrail halen Gazze’yi hedef almaya devam ediyor.
Reuters, AFP, KNA/ DA, BK







